Skip to main content
Понедельник, 29 декабря 2014 02:29

Türkiye’de Abazalar

Kafkasya’dan Türkiye’nin çeşitli bölgelerine yerleşen Abazalar, 150 sene boyunca geleneklerine ve eğitime önem vermeye devam ettiler. “Anadolu” Haber Ajansı, modern Abazalar, onların yaşam tarzı, Türkiye toplumundaki rolleri ile ilgili bir yazıyı sayfasında paylaştı.

 

 

 

“Anadolu” Haber Ajansı, Samsun’un Havza ilçesinin Abazaların yaşadığı Cevizlik Mahallesinde her evde en az bir üniversite mezununun olduğunu belirtti. Milli güreşçi İsmail Temiz, eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aydoğan Babaoğlu’nun yaşadığı Cevizlik Mahallesinin muhtarlığını 1991 yılında Avrupa Gençlik Şampiyonluğunda derece kazanan milli güreşçi Osman Üner yapmaktadır.

Osman Üner’in “Anadolu” Ajansına anlattığına göre eskiden Cevizlik Mahallesinin adı Hurdaz idi. İlk kurulduğunda 300 haneden oluşan mahallenin hane sayısı 40’a düştü. Bu 40 hanede sürekli olarak 15 kişi yaşamakta. En genç neslin kendileri olduğunu söyleyen Osman Üner, yeni neslin temsilcilerinin Türkiye’nin farklı bölgelerine eğitim almaya gittiklerini anlattı.

Osman Üner’in dediğine göre her evde en az bir devlet memuru oturuyor. Mahallede 180 öğretmen var:

- Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Aydoğan Babaoğlu da buralı. Milli sporcularımız da var. Dünya Serbest Güreş Şampiyonluğunun ikincisi İsmail Temiz, Cevizlik Mahallesinde büyüdü.  Ben de Avrupa Serbest Güreş Şampiyonuyum. AKUT’un başkanı Nasuh Mahruki de dedesinin mezarının burada olduğu söyleniyor. Milli eğitim müdürü, milletvekillerimiz de var. Buranın kültür seviyesinin yüksek olduğunu gösterir.

Osman Üner, üniversite diploması sahibi olmayan tek bir evin olmadığını söyledi. En az bir devlet memuru olmayan bir ev de yok burada. Herkesin refah düzeyi de çok yüksek, diye konuştu Osman Üner.

Cevizlik Mahallesinin diğer özelliğinin “güven” olduğunu dile getiren Osman Üner, Cevizlik Mahallesinin sakinlerinin birbirlerine güven duyduklarını, pencerelerle kapıların kapanmadığını ve temizlik açısından mahallenin çok ön planda olduğunu söyledi.

«Liseyi bitirmemiş gencimiz yok»

Cevizlik Mahallesinde ikamet eden 72 yaşındaki Erdoğan Üner, burada oturan insanların eğitime çok önem verdiklerini vurguladı:

- Liseyi bitirmemiş gencimiz yok, diye konuştu Erdoğan Üner. – Eğitime çok önem veriyoruz. Özellikle kız çocuklarının eğitim aldığına çok seviniyorum. Çocuklarım, torunlarım, hepsi eğitim aldılar.

Erdoğan Üner, zamanla eski geleneklerin kaybolduğunu fakat insanların ana dilinde konuşmaya devam etmelerinin çok faydalı olduğunu dile getirdi: “Kültürümüz bitmek üzere. Çerkezlik bitmek üzere. Eskiden Çerkez olmayan bir kızla evlenilmezdi. Şimdi her şey değişti. Zaten bizden yaşlısı da kalmadı”, diye ekledi Erdoğan Üner.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde ilaç mümessilliği yapan Durmuş Babaoğlu, emekli olduktan sonra Cevizlik Mahallesine istirahat etmek amacıyla gelmeye başladı. 1305 yılında inşaat edilmiş mahalle camisinin imamı ameliyat olduktan sonra Durmuş Babaoğlu caminin bakımını üstlendi.

- İstanbul’da oturuyorum fakat tatil için köyüme geldim. Burada dinleniyorum. Camimizin imamı ameliyat oldu ve istirahat etmesi gerek. Onun yerine camiye ben bakıyorum, cemaate namaz kıldırıyorum. Köyümüzde birlik beraberlik var. Örf ve adetlerimizde büyük küçüğüne, küçük de büyüğüne çok saygılıdır. Kimse kimseyi kırmaz. Herkes birbirine saygılıdır. Bu bizim özelliğimizdir, diye konuştu Durmuş Babaoğlu.

41 sene önce Cevizlik Mahallesine gelin gelen Emriye Ateş, evliliğin ilk yıllarında Çerkez geleneklerinin kendisini zorladığını dile getirdi.

- Eskiden eşinizle aynı sofrayı paylaşamazdınız. Şimdi bunlar artık bitti. Şimdiki gelinler daha rahat. Fakat eski geleneklerin de güzel tarafı vardı. Sevgi ve saygı yönünden güzel tarafı vardı. Buranın Çerkez köyü olduğu hemen anlaşılıyor. Küçük, büyük, kim olursa olsun misafirlere saygı gösterilir, diye konuştu Emriye Ateş.

“Anadolu” Ajansı’nın bu yazıyı okuduktan sonra dünyanın hangi köşesinde olursa olsun memleketlerinin dışında yaşayan Abazaların, küreselleşme sürecinden etkilenip gelenekleri ile geleneksel kültürünü yavaştan kaybettiklerini tekrar görebiliyoruz. Halkın geleneksel kültürü ile ana dilini korumak amacıyla yeni özel projelerin uygulanması gerek. 2014 yılında Türkiye Eğitim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan azınlık halklarının ana dillerinin okul programına dahil edilmesi ile ilgili yasayı kabul etti. Abaza köylerinde ilk derslere başlandı.

Buna benzer projeler, Abazaların ana dilinin ve genel anlamda geleneksel kültürünün korunmasını destekleyecektir.

“Anadolu Ajansı”nın haberinden alıntılar var
Nadejda Yemelyanova,
“Abazaların Ülkesi” için özel
Fotoğraf, Anadolu Ajansı’na aittir